|
1.
Tümülüsler :
Doğu
Trakya’daki Tümülüslerin en yoğun olarak bulunduğu
bölge Vize ve yakın çevresidir. Şu ana kadar yapılan
tespitlerde Vize merkez olmak üzere bağlı köyleriyle
birlikte 40’ın üzerinde tümülüs sayılmaktadır.
Ayrıca en iyi araştırılmış tümülüs örnekleride yine
Vize’de bulunmaktadır. 1938’li yıllardan itibaren
yapılan Tümülüs kazılarında çoğunluğu Roma dönemine
ait oda mezarlı Tümülüsler yanında, Tunç Çağı
sonlarına kadar uzayan erken dönem birinci grup
(dolmen türü) Tümülüslerde bulunmaktadır. Özellikle
Prof.Dr. Arif Müfit MANSEL tarafından hafriyatı
yapılan Tümülüslerde ele geçen zengin buluntular
çeşitli müzelerin koleksiyonlarında yer almaktadır.
Yine Kırklareli Müzesi adına Zülküf YILMAZ
tarafından kazısı yapılan Çakıllı Tümülüsü, küçük
boyutlu erken dönem Tümülüslerinden büyük boyutlu
(oda mezarlı) Tümülüslere geçişin yansıtıldığı en
iyi örnek olarak karşımızdadır.
2.Höyükler :
Vize yerleşim
birimi içerisinde çok önemli iki höyük
bulunmaktadır. Bunların Çömlektepe Höyüğü Tunç Çağı
başlarında Roma döneminin sonlarına kadar
kullanıldığına dair çok kıymetli buluntu ve seramik
parçaları bulunmaktadır. Özellikle Kırklareli Müzesi
Başkanlığında Trakya Üniversitesinin katılımıyla
Höyüğün güneybatı eteğinde yapılan kazılarda Roma
dönemi bir tiyatro (Dionysos Tiyatrosu olabilir) ve
beraberinde pek çok kıymetli plastik-yarı plastik
heykel ve kabartmalar ele geçirilmiştir.
Bir diğer
önemli Höyük ise Vize Höyüğü olarak bilinen aynı
zamanda Vize Kalesi’nin de üzerinde bulunduğu antik
yerleşim alanıdır. Bu alanda her hangi bir bilimsel
kazı yapılmamış ise de Roma döneminden itibaren
görülen yoğun tarihi kalıntıların bulunması
özellikle dikkat çekicidir. Her iki höyük de ihtiva
ettikleri kıymetli tarihi değerler itibariyle
1.derece arkeolojik sit sahası olarak tescil
edilmişlerdir.
3.Gazi Süleyman Paşa
Camii (Küçük Ayasofya)
Kale
Mahallesi’nde iç ve dış surlar arasındadır. VI.
yy’da Jüstinyen döneminde yapılmış, XIV. yy’ın
ikinci yarısında camii olarak düzenlenmiştir. Halen
bakımsız bir durumda olup, kullanılmamaktadır.
Kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Üç apsisti
bulunmakta, kubbesi onaltı köşeli, tanbur üzerine
oturtulmuştur. Kubbeyi tutan 1.30, 1.40cm çapında
ayaklar ve bunların yanında (arasında) bulunan
sütunlarla ayrılmıştır. Mermer olan bu sütunların
başlıkları korinth stildedir. Sütunlar gibi
hizalarında mevcut olamayan mozaiklerin şekil
itibariyle Ayasofya ile St. İrene arasındaki
bulunanlarla benzeşmektedir. Asıl binaya narteksten
tamamen Bizans stilindeki üç mermer söveli kapı ile
girilmekteydi. Bir zamanlar kırk yazılar ve kadın
heykellerin yer aldığı bina, taş ve tuğladan inşa
edilmiştir. Kubbe çapraz ve beşik tonozludur. Bina
muhtelif defalar değişikliklere maruz kalmış, uzun
bir süre kaderine terk edildikten sonra, son olarak
ehil olmayan kişiler tarafından gelişi güzel restore
edilmeye çalışılmış, ancak bu da yarım
bırakılmıştır. Mihrap sonradan beton ilavedir,
mimber yok, binada tamamen kilise havası hakimdir.
4.Hasan Bey Camii:
Kale
Mahallesi’nde İlçe Jandarma binası karşısındadır.
XIV. yy’ın sonlarında yaptırılmış, şu anda depo
olarak kullanılmaktadır. İlk zamanlar havra olarak
kullanılmakta iken, Gelibolu Hasan Bey adına bir zat
camiye dönüştürmüştür. Minaresiz olduğundan, ayrıca
şekil itibariylede adete bir türbeyi
anımsatmaktadır. Kare plan üzerine kalın duvar, iri
kesme muntazam taş kaplama, üzeri sekiz köşe tanbura
oturtulmuş kubbedir.
5.Sadri Bey Camii:
Kale Mahallesi’nde XVI. yy yapısıdır. Halen
yıkılmış, ayakta üç duvar ve kemeri kalmıştır.
Yanındaki çeşme de XVI. yy eseridir. Muntazam kesme
köfeki taşından yapılmış, cami avlusundaki şadırvan
Bizans başlıklı taşlarla süslüdür. Camiye bitişik
olarak yine XVI. yy’dan kalma bir hamam vardır.
Geniş fakat harap bir soyunma mahalli ve kurnasız
bir hamamdır.
6.Yeni
Camii:
Bulaca Mahallesi’nde
yer almakta, 1949-1955 yılları arasında halkın
yardımı ile yapılmıştır. Daha önce burada bir kilise
bulunmaktaydı. Kare plan üzerine muntazam kesme köfeki taş duvar, yuvarlak kasnak ve geniş yüksek
bir kubbeye sahiptir. Tek şerefeli bir minaresi
bulunmakta olup ibadete açıktır.
7.Fatma Hatun
Mescidi :
Daha önce ufak bir
mescid iken camii haline dönüştürülmüştür.
8.Sergen Camii :
Sergen kasabasında Geç
Osmanlı dönemi bir yapıdır, halen faal olarak
kullanılmaktadır.

|