JANDARMA

 Tarihçesi
 Vazifesi
 Görevleri
 Jandarma İmdat ( 156 )
 Konuş Planı

Birimlerin Tanıtımı

 Trafik Timleri
 Olay Yeri İnceleme Timleri
 Çevre Koruma Timi
 Silah  Ruhsat Kısmı

Faaliyetlerimiz

 Emniyet ve Asayiş Faaliyetleri
 Eğitim Ve Öğretim Faaliyetleri
 Engellilere Yardım Faaliyetleri
 Temsili Askerlik Uygulaması
 Ağaçlandırma Faaliyetleri
 İzcilik Faaliyetleri

KIRKLARELİ İLİ

 Şehrin Tanıtımı
 Coğrafi Durumu
 Tarihi ve Turistik Yerler
 

 

VİZE

       

1. Tümülüsler :

    Doğu Trakya’daki Tümülüslerin en yoğun olarak bulunduğu bölge Vize ve yakın çevresidir. Şu ana kadar yapılan tespitlerde Vize merkez olmak üzere bağlı köyleriyle birlikte 40’ın üzerinde tümülüs sayılmaktadır. Ayrıca en iyi araştırılmış tümülüs örnekleride yine Vize’de bulunmaktadır. 1938’li yıllardan itibaren yapılan Tümülüs kazılarında çoğunluğu Roma dönemine ait oda mezarlı Tümülüsler yanında, Tunç Çağı sonlarına kadar uzayan erken dönem birinci grup (dolmen türü) Tümülüslerde bulunmaktadır. Özellikle Prof.Dr. Arif Müfit MANSEL tarafından hafriyatı yapılan Tümülüslerde ele geçen zengin buluntular çeşitli müzelerin koleksiyonlarında yer almaktadır. Yine Kırklareli Müzesi adına Zülküf YILMAZ tarafından kazısı yapılan Çakıllı Tümülüsü, küçük boyutlu erken dönem Tümülüslerinden büyük boyutlu (oda mezarlı) Tümülüslere geçişin yansıtıldığı en iyi örnek olarak karşımızdadır.

2.Höyükler :

    Vize yerleşim birimi içerisinde çok önemli iki höyük bulunmaktadır. Bunların Çömlektepe Höyüğü Tunç Çağı başlarında Roma döneminin sonlarına kadar kullanıldığına dair çok kıymetli buluntu ve seramik parçaları bulunmaktadır. Özellikle Kırklareli Müzesi Başkanlığında Trakya Üniversitesinin katılımıyla Höyüğün güneybatı eteğinde yapılan kazılarda Roma dönemi bir tiyatro (Dionysos Tiyatrosu olabilir) ve beraberinde pek çok kıymetli plastik-yarı plastik heykel ve kabartmalar ele geçirilmiştir.

     Bir diğer önemli Höyük ise Vize Höyüğü olarak bilinen aynı zamanda Vize Kalesi’nin de üzerinde bulunduğu antik yerleşim alanıdır. Bu alanda her hangi bir bilimsel kazı yapılmamış ise de Roma döneminden itibaren görülen yoğun tarihi kalıntıların bulunması özellikle dikkat çekicidir. Her iki höyük de ihtiva ettikleri kıymetli tarihi değerler itibariyle 1.derece arkeolojik sit sahası olarak tescil edilmişlerdir.

3.Gazi Süleyman Paşa Camii (Küçük Ayasofya)

   Kale Mahallesi’nde iç ve dış surlar arasındadır. VI. yy’da Jüstinyen döneminde yapılmış, XIV. yy’ın ikinci yarısında camii olarak düzenlenmiştir. Halen bakımsız bir durumda olup, kullanılmamaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Üç apsisti bulunmakta, kubbesi onaltı köşeli, tanbur üzerine oturtulmuştur. Kubbeyi tutan 1.30, 1.40cm çapında ayaklar ve bunların yanında (arasında) bulunan sütunlarla ayrılmıştır. Mermer olan bu sütunların başlıkları korinth stildedir. Sütunlar gibi hizalarında mevcut olamayan mozaiklerin şekil itibariyle Ayasofya ile St. İrene arasındaki bulunanlarla benzeşmektedir. Asıl binaya narteksten tamamen Bizans stilindeki üç mermer söveli kapı ile girilmekteydi. Bir zamanlar kırk yazılar ve kadın heykellerin yer aldığı bina, taş ve tuğladan inşa edilmiştir. Kubbe çapraz ve beşik tonozludur. Bina muhtelif defalar değişikliklere maruz kalmış, uzun bir süre kaderine terk edildikten sonra, son olarak ehil olmayan kişiler tarafından gelişi güzel restore edilmeye çalışılmış, ancak bu da yarım bırakılmıştır. Mihrap sonradan beton ilavedir, mimber yok, binada tamamen kilise havası hakimdir.

4.Hasan Bey Camii: 

     Kale Mahallesi’nde İlçe Jandarma binası karşısındadır. XIV. yy’ın sonlarında yaptırılmış, şu anda depo olarak kullanılmaktadır. İlk zamanlar havra olarak kullanılmakta iken, Gelibolu Hasan Bey adına bir zat camiye dönüştürmüştür. Minaresiz olduğundan, ayrıca şekil itibariylede adete bir türbeyi anımsatmaktadır. Kare plan üzerine kalın duvar, iri kesme muntazam taş kaplama, üzeri sekiz köşe tanbura oturtulmuş kubbedir.

5.Sadri Bey Camii: 

    Kale Mahallesi’nde XVI. yy yapısıdır. Halen yıkılmış, ayakta üç duvar ve kemeri kalmıştır. Yanındaki çeşme de XVI. yy eseridir. Muntazam kesme köfeki taşından yapılmış, cami avlusundaki şadırvan Bizans başlıklı taşlarla süslüdür. Camiye bitişik olarak yine XVI. yy’dan kalma bir hamam vardır. Geniş fakat harap bir soyunma mahalli ve kurnasız bir hamamdır.

6.Yeni Camii: 

    Bulaca Mahallesi’nde yer almakta, 1949-1955 yılları arasında halkın yardımı ile yapılmıştır. Daha önce burada bir kilise bulunmaktaydı. Kare plan üzerine muntazam kesme köfeki taş duvar, yuvarlak kasnak ve geniş yüksek bir kubbeye sahiptir. Tek şerefeli bir minaresi bulunmakta olup ibadete açıktır.

7.Fatma Hatun Mescidi :

Daha önce ufak bir mescid iken camii haline dönüştürülmüştür.

8.Sergen Camii :

Sergen kasabasında Geç Osmanlı dönemi bir yapıdır, halen faal olarak kullanılmaktadır.

Geri

 

 
.

Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı